Skip to main content
BilgiYayınlar

Kurumsal Kaynak Planlaması ile Entegre Finansal Risk Yönetimi

By 26 April 2020January 27th, 2023No Comments5 min read

Yazar: Ümit Köksal

Kurumsal kaynak planlaması (Enterprise Resource Planning-ERP) günümüz iş hayatının ekonomik koşullarının önümüze getirdiği gerek finansal riskler gerekse de operasyonel risklerden korunmak amacıyla ortaya çıkmış olan ve yaygın bir şekilde iş hayatında kullanılması tercih edilen yöntemlerden birisi olarak anılmaktadır.

Ancak işletmelerdeki kurumsal kaynak planlaması uygulamalarını gözden geçirdiğimizde dikkatimizi çeken en önemli bulgu şu olmaktadır: Kurumsal kaynak planlaması sadece işletmenin finansal süreçlerinin nispeten daha post-modern olarak yürütülmesi amacıyla kullanılan bir muhasebe yazılım programı mı yoksa riskin önceden saptanmasında kullanılan verilerin farklı alternatif ve standartlarla yönetilmesindeki önemli kilometre taşlarından birimi midir.

Reel sektör şirketlerinin kurumsal kaynak planlaması ile risk yönetimi araçları arasında bir köprü kurarak etkin bir entegre risk ölçüm ve yönetim sisteminin uygulandığını test etmek amacıyla kullanılan kurumsal kaynak planlamasının kapsaması gereken temel unsurlar:

  • Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ile sınırlı olmayan ve rasyonellik testlerine imkân sağlayacak şekilde farklı senaryo analizlerine yönelik veriler içermesi,
  • Bilanço dışı varlık ve yükümlülükleri kapsayacak şekilde riske maruz değer analizlerinin yapılarak, mali uygunluk çerçevesinde sermaye yeterliliğine yönelik stres testlerinin uygun bir şekilde yürütülebilmesi,
  • İç kontrol etkinliğinin artırılması amacıyla kurumsal kaynak planlamasına yönelik olarak işletme içerisinde kullanılan yetkilerin, görevlerin ayrılığı ilkesine uygun olarak detaylı analizler sonucu yürütülmesi,
  • Kurumsal finansman çerçevesinde kurumun tüm işkolları bazında ihtiyatlılık prensibini dikkate alarak gelecek dönem projeksiyonlarına dayanarak oluşturulan finansal performans beklentilerinin, günümüzün finansal göstergeleri ile bugüne uyarlanmış durumunun öngörülmesi sonucu, kurumun pazar değerine konu olacak olan gerek defter değeri gerekse de ticari marka değeri analizlerinin gerçekleştirilmesine imkân tanıması olarak sıralanmaktadır.

Kurumsal kaynak planlanması amacıyla kullanılan finansal bilgi sisteminden periyodik aralıklarla elde edilen gerçekleşmiş finansal verilerin güncellenmesi ile yapılacak olan finansal planlama ve analiz sonuçları, işletmenin finansal risk haritasının güncellenmesine öncülük etmektedir.

Söz konusu finansal ölçümlemelerin sonucu olarak işletmenin finansal risk haritası üzerinde ülke risk primi, faiz riski, kur riski ve vade riski güncellemeleri ile finansal performans projeksiyonlarının yenilenmesi sonucu çok daha rasyonel finansal risk öngörülerine ulaşılmaktadır.

Buna ilave olarak kurumlar topluluğu kapsamındaki bağlı iş kollarının ölçek ekonomilerinin büyümesi sonucu tüm farklı iş kollarındaki finansal risk yönetimini kapsayan bir konsolide risk haritasının oluşturulması amacıyla, kurumsal kaynak planlamasını takiben ikincil bir finansal risk yönetimi planlama yazılımı kullanılmaktadır. Söz konusu iki planlama yazılımı arasındaki entegrasyon bir arayüz yazılımı ile gerçekleştirilmektedir. Kurumsal kaynak planlaması üzerinden elde edilen gerçekleşmiş finansal performans göstergelerinin, finansal risk yönetimi planlama yazılımına entegre edilerek kurumlar topluluğunun güncel risk haritası oluşturulmaktadır.

Günümüz ekonomik koşulları karşısında oluşturulacak olan risk haritalarında tüm maliyetlerin kontrol altında tutularak ve yatırımların nispeten daha realist verimlilik analizleri yapılarak, gelecek dönem nakit akışları ile beraber net işletme sermayesi pozisyonlarının ihtiyatlı bir şekilde öngörülmesi etkin bir risk yönetimi kapsamında tüm kurumların vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır.

Stratejik finansal yatırım projeksiyonları için öngörülecek olan bu nakit yaratma döngüsüne ilave olarak göz ardı edilmemesi gereken iki önemli husus bulunmaktadır. Bunlar uzun vadedeki nakit yaratma döngüsünün sürekli büyüme oranı ve bu nakit akışlarının bugüne endekslenmesinde kullanılan iskonto oranıdır.

Sürekli büyüme oranını belirleyen en temel etken kurumsal kaynak planlaması ile elde edilen geçmiş periyodlardaki finansal verilerin büyümesindeki trendin makul bir seyirde büyüme ile gelecek dönemlere ilerliyor olmasıdır.

Iskonto oranının öngörülmesine gelindiğinde ise, büyüme oranına nispeten daha zor bir meydan okuma bizi beklemektedir. Zira gereksinim duyulacak olan net işletme sermayesindeki değişime bağlı olarak, kurumun finansal kaldıraç oranının müspet ya da menfi değişmesine ilave olarak bir de bilanço dışı varlık ve yükümlülüklerin bulunması durumunda söz konusu iskonto oranının belirlenmesi için riske maruz değer analizlerinin yapılarak, en kötü senaryo durumunda oluşacak olan borçlanma yapısı dikkate alınarak iskonto oranının belirlenmesi gerekmektedir.

İskonto oranının belirlenmesini takiben kurumun finansal risk haritasının oluşturulmasına yönelik olarak gelecek dönemlere ilişkin nakit temelli finansal performans projeksiyonlarının bugünkü değerinin oluşturduğu özkaynak büyüklüğü, kurumun finansal risk haritasının odağını oluşturmuş olacaktır. Bundan sonraki devam edecek olan periyotlarda ise gerçekleşmiş finansal performans göstergeleri ile öngörülen finansal projeksiyonların karşılaştırılması sonucu oluşacak olan sapmalar kurumun sermaye yeterliliğinin gidişatı konusunda bir erken uyarı sistemi olmaktadır. Dolayısıyla sermaye yeterliliğinden olumlu ya da olumsuz sapmalar sonucu işletmenin yatırım fonlama yöntemlerinde yeni finansman politikalarına ihtiyaç duyduğunu öngörebilecektir.